Maliyetten mi Fiyata, Fiyattan mı Maliyete?
Fiyat = maliyet + kâr
Ezbere gelen bu formulü ele aldığımızda, fiyatı belirlemek için ürünümüzün
maliyetini tespit ettikten sonra, üzerine karar verdiğimiz kârı ekleyerek
fiyata ulaşmış oluyoruz. Formülü sayısal örnek vererek biraz daha açalım.
Ürünümüzün maliyetinin 100 ytl olduğunu belirledik. Yönetim kurulu toplanıyor
ve günün ekonomik şartlarını da gözönüne alarak %10 kârla satalım kararı
alıyor. Ürünün fiyatı etti 110 ytl. Akabinde satış ekibi toplanır ve
‘ürünümüzün fiyatı 110 ytldir. Satış hedefleriniz de şu tabloda
belirtilmiştir’ müjdesi verilir..Satış ekibi ellerinde ürün, fiyat ve hedef
tablosu piyasaya akar.
Olasılıklar nedir?
a. Fiyat, müşterinin verebileceğinden çok fazladır.
b. Fiyat, müşterinin verebileceğine yakındır.
c. Fiyat, müşterinin verebileceğinden azdır.
Durum a’da, satışın beklenen miktarlarda gerçekleşmeyeceğ i aşikar. Beklenen
satışın gerçekleşmemesini takiben; ya ürünün maliyetinin azaltılması, ya
zararına satış ya da ürünün piyasadan çekilmesi gündeme gelecektir. Her üç
seçenekte de zaman ve para kaybı sözkonusudur. Birinci seçenekte, maliyetinin
istenen düzeyde azaltılıp azaltılamayacağı soru işaretidir. Başarılı
olunamazsa, diğer iki seçenek gündeme gelecektir. İkinci seçenekte kısa vadede
bir beklentiye girilebilir. Beklentilerden biri, ürünün piyasada yeralması ile
birlikte talebin zamanla artacağı; talebin artmasına paralel olarak fiyatının
artırılabileceğ idir. Fakat beklentiye kısa zamanda ulaşılamazsa, ki eğer
müşteri algılamasında bir değişiklik gerçekleştirilemezse fiyatını artırmak
mümkün olmayacaktır, diğer 2 seçenek gündeme gelecektir. Üçüncü seçenekte ise,
ürünün tasarlanması, üretilmesi ve piyasaya sürülmesi için harcananlar, zarar
hanesine yazılacaktır. ‘Bu pahalı deneyimden çıkartılan dersler’ dışında bir
kazanç olmayacaktır.
Durum c’de ise, satış miktarlarının beklenenden fazla olma ihtimali yüksek
olsa da birim maldan edilecek kârdan zarar sözkonusudur. Kapasiteyle ilişkili
olarak yine para kaybı sözkonusu olacaktır.
Durum b’nin ise gerçekleşme ihtimali, en iyi ihtimalle %33’tür. En iyi %33
ihtimalle başarılı olunacak bir işe kalkışmanın doğruluğu da tartışmaya mahal
vermeyecek kadar aşikardır.
Peki fiyat, maliyet ilişkisi nasıl olmalıdır? Satış ekibimizin piyasaya
aktığında karşılaşacağı olasılıklarda sonucu belirleyen unsur, yukarıda da
görüldüğü gibi ‘müşteri’dir. Alımda son sözü müşteri söylemektedir. Satış
başarısı, müşterinin vereceği alım kararıyla gelmektedir. Bu durumda, en başta
belirlenmesi gereken maliyet değil, fiyattır. Müşteri, fiyatı belirler.
Diğer yandan, firmaların yaşamına sağlıklı devam edebilmesi için yatırılan
sermaye getirisinin artışını sağlaması gerekiyor. Bunu da kârı artırarak
sağlayabilecektir. O zaman rahatlıkla diyebiliriz ki, şirket atacağı adımlarda
kâr odaklı hareket etmelidir.
Bu durumda elimizdeki bulguları tekrar değerlendirelim:
Fiyatı, müşteri belirliyor; kâr da sıfırdan büyük olması gerekiyor. Ne kadar
büyük olması gerektiği de günün ekonomik şartlarında değerlendirilecektir .
Formülü bu bulgular doğrultusunda ele aldığımızda;
maliyet = fiyat – kâr
şeklinde, değişkenlerin yerlerini değiştirmemiz gerekiyor.
Ezbere gelinen formülde, maliyetten fiyata gitmekteydik. Tespit edilmiş olan
ilk değer, maliyet idi. ‘maliyet = fiyat – kâr’da ise önce fiyat aralığı
belirleniyor; daha sonra sağlıklı yaşama devam edebilmek için bir kâr
hedefleniyor. Bu iki değeri göz önüne alarak da maliyetin üst sınırı tespit
edilmiş oluyor.
Fiyatı, müşteriyi dinleyerek tespit ettiğimiz için, belirlediğimiz fiyatlarla
piyasada hedeflediğimiz satış miktarlarını gerçekleştirerek başarılı olma
ihtimalimiz yüksek. Hedeflediğimiz kâr da belli. Bu durumda olasılıklar:
a. Ürün maliyetimizin; formülden elde edilen maliyetin üzerinde olacağı
öngörülmektedir.
b. Ürün maliyetimizin; formülden elde edilen maliyete eşit olacağı
öngörülmektedir.
c. Ürün maliyetimizin; formülden elde edilen maliyetin altında olacağı
öngörülmektedir.
Durum a haricindeki seçenekler, hedeflerimize uygundur. Hedeflediğimiz kâra
ulaşabileceğizdir. Bu değerlere sahip bir ürünün üretimine başlayıp satışını
gönül rahatlığıyla gerçekleştirmeye başlayabiliriz. Durum a’da ise
hedeflediğimiz kârı elde edemeyeceğimizi işin başında görmekteyiz. Bu durumda;
eğer maliyeti, istediğimiz sınırın altına getiremeyeceğimizi öngörüyorsak,
yaşamımıza sağlıklı devam edebilmek için bu ürünün satışından vazgeçeceğiz.
Özetle, maliyetten fiyata ulaşma devri kapanmıştır. Devir, fiyattan maliyete
ulaşıp ‘ya devam, ya tamam’ kararını verme devridir.